İşte Kuran’daki erkek bebek isimleri ve anlamları listesi.
Kuran’daki erkek isimleri ve anlamları
- Fettâh – Açan, kapıları aralayan
- Beyân – Açıklama, izahat
- Fussilet – Açıklanmış, detaylı
- Adl – Adalet, doğruluk
- Kıst – Adalet, hakkaniyet
- Müsemmâ – Adlandırılmış, belirlenmiş
- Âfîn – Affedenler, bağışlayanlar
- Vakâr – Ağırbaşlılık, saygınlık
- Maîn – Akan su, pınar
- Şihab – Akan yıldız
- Elbâb – Akıl sahipleri
- Rüşd – Akıllıca karar verme, erginlik
- Asâl – Akşam vakitleri
- Muhbitîn – Alçakgönüllü olanlar
- Muhacir – Allah uğrunda göç eden
- Mücahidûn – Allah yolunda cihad edenler
- Cihad – Allah yolunda mücadele
- Kanit – Allah’a gönülden bağlı
- Âbidîn – Allah’a ibadet edenler
- Muttakîn – Allah’a karşı sorumlu olanlar
- İbadet – Allah’a kulluk etme
- İslam – Allah’a teslim olma
- Müslimûn – Allah’a teslim olmuş kimseler
- Münib – Allah’a yönelen, dönen
- Müzzekir – Allah’ı anan, hatırlatan
- Zâkirîn – Allah’ı zikredenler
- Hanif – Allah’ın birliğine inanan
- Abdullah – Allah’ın kulu
- Haşiyîn – Allah’tan korkanlar
- Takiyy – Allah’tan sakınan, dindar
- Takva – Allah’tan sakınma, dindarlık
- Ana – An, zaman
- Taha – Anlamı bilinmeyen harfler
- Tâsîn – Anlamı bilinmeyen harfler
- Müstabsirîn – Anlayışlı, basiretli olanlar
- Zikr – Anma, hatırlama
- Müstebîn – Apaçık, belli
- Mübîn – Apaçık, belli olan
- Zekât – Arınma, temizlenme
- Sahip – Arkadaş, yoldaş
- Refik – Arkadaş, yoldaş
- Mezîd – Artırılmış, çok
- Zeyd – Artış, bolluk
- Kamer – Ay
- Kayyim – Ayakta duran, geçerli
- Kâim – Ayakta duran, mevcut
- Kâimûn – Ayakta duranlar, doğruluk üzere olanlar
- Kıyam – Ayakta durma, kalkma
- Kavvâmun – Ayakta tutanlar, koruyanlar
- Fasıl – Ayırım
- Zülcelâl – Azamet ve yücelik sahibi
- Ata – Bağış, ihsan
- Müstağfirîn – Bağışlanma dileyenler
- Gafir – Bağışlayan
- Gafirîn – Bağışlayanlar
- Selam – Barış, esenlik
- Faizun – Başarıya ulaşanlar, kazananlar
- Tevfik – Başarıya ulaştırma
- Mağrib – Batı, güneşin battığı yer
- Takdir – Belirleme, ölçme, değer biçme
- Mehd – Beşik
- Abyaz – Beyaz, ak
- Belağ – Bildiri, tebliğ
- Hâkim – Bilge, hikmet sahibi
- Hikmet – Bilgelik, derin bilgi
- İlim – Bilgi, bilim
- Âlim – Bilgili kişi
- Âlimîn – Bilgili kişiler
- Âlim – Bilgili, uzman kişi
- Maruf – Bilinen, iyi kabul edilen
- Bünyan – Bina, yapı
- Farik – Bir grup insan
- Üzeyir – Bir peygamber
- Musa – Bir peygamberin adı
- İbrahim – Bir peygamberin adı
- Nuh – Bir peygamberin adı
- Yusuf – Bir peygamberin adı
- İsa – Bir peygamberin adı
- Harun – Bir peygamberin adı
- İshak – Bir peygamberin adı
- Süleyman – Bir peygamberin adı
- Davud – Bir peygamberin adı
- Yakub – Bir peygamberin adı
- İsmail – Bir peygamberin adı
- Şuayb – Bir peygamberin adı
- Hud – Bir peygamberin adı
- Zekeriya – Bir peygamberin adı
- Yahya – Bir peygamberin adı
- Eyyüb – Bir peygamberin adı
- Yunus – Bir peygamberin adı
- Kefil – Birinin sorumluluğunu üstlenen
- Midrar – Bol, çok
- Kesir – Bol, çok sayıda
- Ragad – Bolluk, rahat yaşam
- Teslim – Boyun eğme, bırakma
- Sahab – Bulutlar
- Kebir – Büyük, ulu
- Celal – Büyüklük, yücelik
- Dâî – Çağıran, davet eden
- Dava – Çağrı, davet
- Naim – Cennetteki nimet
- Vehhab – Çok bağışlayan, karşılıksız veren
- Gafur – Çok bağışlayıcı olan
- Allâm – Çok bilgili olan
- Sıddık – Çok doğru sözlü olan
- Sıddikîn – Çok doğru sözlü, erdemli, hak yanlısı olanlar
- Kadir – Çok güçlü, her şeye gücü yeten
- Rahim – Çok merhametli, acıyan
- Muhammed – Çok övülmüş olan
- Ahmed – Çok övülmüş, methedilmiş
- Rauf – Çok şefkatli, acıyan
- Vedud – Çok seven
- Şekûr – Çok şükreden
- Evvab – Çok tövbe eden
- Evvabîn – Çok tövbe edenler
- Kerim – Cömert, eli açık
- Cebel – Dağ
- Cibal – Dağlar
- Asdak – Daha doğru, daha güvenilir
- Ahsen – Daha güzel, en iyi
- Asgar – Daha küçük
- Ahaqq – Daha layık, daha hak eden
- Erham – Daha merhametli
- Akrab – Daha yakın olan
- Kiram – Değerli, cömert kişiler
- Bürhan – Delil, kanıt
- Hadid – Demir
- Sahil – Deniz veya nehir kenarı
- Bahr – Deniz, büyük su kütlesi
- Bihar – Denizler
- Makam – Derece, rütbe, durulan yer
- Zahir – Destekçi, yardımcı
- Tafsil – Detaylandırma, açıklama
- Salihîn – Dindar kişiler
- Bayram – Dini veya milli kutlama günü
- Sadıkat – Doğru söyleyen kadınlar
- Sadikîn – Doğru söyleyen kişiler
- Sadık – Doğru sözlü
- Reşidûn – Doğru yola erişmiş olanlar
- Mühtedîn – Doğru yola ulaşanlar
- Müstakim – Doğru yolda olan, dürüst
- Reşid – Doğru yolu bulan
- Reşad – Doğru yolu bulma
- Mühted – Doğru yolu bulmuş
- Hadî – Doğru yolu gösteren
- Tasdik – Doğrulama, onaylama
- Musaddık – Doğruluğu tasdik eden
- Kavamîn – Doğruluk üzere olanlar
- Sıdk – Doğruluk, gerçeklik
- Meşrik – Doğu, güneşin doğduğu yer
- Meâb – Dönüş yeri, sığınak
- Tahvil – Dönüştürme, değiştirme
- Veli – Dost, koruyucu
- Evliya – Dostlar, Allah dostları
- Ashâb – Dostlar, arkadaşlar
- Hilâl – Dostluk
- Zahidîn – Dünyaya düşkün olmayan, dindar kişiler
- Makam – Durak, mertebe
- Müstakarr – Durulan, sabitlenen
- Mihâd – Düz yatak, düzlük
- Islah – Düzeltme, iyileştirme
- Muslih – Düzenleyen, iyileştiren
- Eydî – Eller, kuvvet
- Aksat – En adil
- Ekber – En büyük, yüce
- Ekrem – En cömert
- Aaz – En güçlü
- A’la – En yüksek, yüce
- Fazıl – Erdem, iyilik, lütuf
- Gulam – Erkek çocuk, genç hizmetçi
- Yezid – Fazileti artan
- Asıf – Fırtınalı, şiddetli rüzgar
- Leyl – Gece
- Tarık – Gece gelen, kapıyı çalan
- Samir – Gece sohbet eden, arkadaş
- Berzah – Geçit, ara bölge
- Vildan – Gençler, çocuklar
- Haq – Gerçek, hakikat
- Hakik – Gerçek, uygun olan
- Sudûr – Göğüsler, sineler
- Mürselîn – Gönderilmiş elçiler
- Mubsir – Gören, anlayışlı
- Mubsirûn – Gören, anlayışlı olanlar
- Basar – Görme gücü, anlayış
- Ayn – Göz, pınar
- Absar – Gözler, görme yeteneği
- Kuvvet – Güç, takat
- Şidâd – Güçlü ve çetin olanlar
- Kavi – Güçlü, kuvvetli
- Şedid – Güçlü, şiddetli
- Kadir – Gücü yeten
- Kadirûn – Gücü yetenler
- Nehar – Gündüz
- Şems – Güneş
- Meşârık – Güneşin doğduğu yerler, doğular
- Eyyam – Günler, zamanlar
- Eminîn – Güvende olanlar
- Vekil – Güvenilir temsilci
- Sadikûn – Güvenilir, doğru kişiler
- Emin – Güvenilir, dürüst
- Me’mun – Güvenilir, tehlikeden uzak
- Cemil – Güzel, alımlı
- Tayyib – Güzel, hoş, temiz
- Hasan – Güzel, iyi
- Hüsn – Güzellik, iyilik
- Cemal – Güzellik, yüz güzelliği
- Hâlaif – Halifeler, vekiller
- Hulefa – Halifeler, vekiller
- Eyman – Hayırlı, uğurlu
- Kenz – Hazine, saklı mal
- Habir – Her şeyden haberdar olan
- Kayyum – Her şeyi ayakta tutan, gözeten
- Semi – Her şeyi işiten
- Hüsbân – Hesap, sayım
- Mühtedûn – Hidayete ermiş olanlar
- Memnun – Hoşnut, minnettar
- Rıdvan – Hoşnutluk, rıza
- Mihrab – İbadet nişi, yönelinen yer
- Kanitîn – İbadete düşkün, itaatkâr olanlar
- Muhlis – İhlaslı, samimi
- Muhlisîn – İhlaslı, samimi kişiler
- Vadi – İki dağ arasındaki dere yatağı
- Âdem – İlk insan, bir peygamberin adı
- Evvel – İlk, başlangıç
- Mü’min – İnanan kişi
- Mü’minûn – İnananlar, iman edenler
- İman – İnanç, güven
- Enhâr – Irmaklar, nehirler
- Nur – Işık, aydınlık
- Râgıb – İstekli olan, arayan
- Râgıbûn – İstekli olanlar, arayanlar
- Talip – İstekli, arayan
- Haris – İstekli, hırslı
- Basir – İyi gören, anlayışlı
- Salih – İyi huylu, dindar
- Sevab – İyi işin karşılığı, mükafat
- Salihûn – İyi ve dindar kişiler
- Tayyibîn – İyi ve erdemli kişiler
- Salihayn – İyi ve erdemli olanlar
- Hayır – İyi, hayırlı iş
- İhsan – İyilik etme, bağışlama
- Muhsin – İyilik yapan
- Muhsinîn – İyilik yapan kişiler
- Muslihîn – İyilik yapanlar
- Sabikûn – İyilikte öne geçenler
- Sabikîn – İyilikte yarışanlar
- Eser – İz, etki
- Mûkınîn – Kalbi kesin bilgiye ulaşanlar
- Aklâm – Kalemler
- Fuad – Kalp, gönül
- Mutmainnîn – Kalpleri huzurlu olanlar
- Besâir – Kanıtlar, deliller
- Bâb – Kapı, geçit
- Müstekarr – Karar kılınan yer, durak
- Azm – Kararlılık, niyet
- İhvan – Kardeşler, dostlar
- Safvan – Kaya, düz ve sert taş
- Sahır – Kayalar, büyük taşlar
- Müstaslimun – Kendilerini Allah’a teslim edenler
- Müslim – Kendini Allah’a teslim eden kişi
- Müslimîn – Kendini Allah’a teslim edenler
- Yakîn – Kesin bilgi, şüphesizlik
- Debir – Kök, temel
- Yesir – Kolay, rahat
- Mahfuz – Korunmuş olan
- Hafız – Koruyan, ezberleyen
- Asım – Koruyucu, muhafaza eden
- Hâfizûn – Koruyucular
- İbad – Kullar, köleler
- Fevz – Kurtuluş, başarı
- Müflihun – Kurtuluşa erenler, başarılı olanlar
- Muhit – Kuşatan, çevreleyen
- Mübarek – Kutlu, bereketli
- Sirâc – Lamba, ışık kaynağı
- Mesabih – Lambalar, kandiller
- Diyar – Memleket, yurt
- Rahimîn – Merhamet edenler
- İmran – Meryem’in babası
- Âkif – Mescidde ibadet için kalan kişi
- Âkifîn – Mescidde ibadet için kalanlar
- Mikdar – Miktar, ölçü
- Ümem – Milletler, ümmetler
- Şükür – Minnet duyma
- Zaif – Misafir
- Mübeşşir – Müjde getiren
- Mübeşşirîn – Müjde getirenler
- Beşir – Müjdeci, iyi haber getiren
- Ceza – Mükafat
- Said – Mutlu, bahtiyar
- Musallin – Namaz kılanlar
- Latif – Nazik, hoş
- Sebep – Neden, gerekçe
- Nasih – Öğüt veren
- Nasıhîn – Öğüt verenler
- Zaim – Önder, reis
- Nakîb – Önder, temsilci
- Eimme – Önderler, imamlar
- Sabık – Öne geçen, yarışan
- Vasat – Orta dereceli, ortada bulunan
- Evsat – Orta, dengeli
- Müddessir – Örtünüp bürünen
- Müzzemmil – Örtünüp sarılan
- Saimîn – Oruç tutanlar
- Siyam – Oruç tutma
- Hamd – Övgü, yüceltme
- Hamid – Övülmeye layık olan
- Mahmud – Övülmüş, beğenilmiş
- Münir – Parlak, ışık veren
- Sakıb – Parlak, keskin
- Bâzığ – Parlayan, doğan
- Haz – Pay
- Nasip – Pay, kısmet
- Miâd – Randevu, belirlenmiş zaman
- Elvan – Renkler, çeşitler
- Marzî – Rıza gösterilen, hoşnut kılınan
- Marzat – Rıza yeri, hoşnut olunan
- Subh – Sabah, gün doğumu vakti
- Sabır – Sabırlı
- Sabirûn – Sabırlı kişiler
- Mütesaddikîn – Sadaka verenler
- Yemîn – Sağ el, yemin
- Revâsî – Sağlam dağlar
- Rasihûn – Sağlam duran, köklü olanlar
- Mîsak – Sağlam sözleşme
- Metin – Sağlam, dayanıklı
- Ahkâm – Sağlam, güçlü
- Sübût – Sağlamlık, kalıcılık
- Salimûn – Sağlıklı ve zarar görmemiş olanlar
- Salim – Sağlıklı, zarar görmemiş
- Meşhud – Şahit olunan
- Şehid – Şahit, tanık
- Şuhud – Şahitler
- Eşhed – Şahitler
- Şâhidîn – Şahitler, tanıklar
- Meşhed – Şahitlik yapılan yer, sahne
- Şehâde – Şahitlik, tanıklık
- Muttakun – Sakınanlar, takva sahipleri
- Karar – Sakinlik
- Meknun – Saklı, korunmuş
- Şân – Şan, şeref, durum
- Mükerremîn – Saygıdeğer, onurlu kişiler
- Mekîn – Saygın, değerli
- Esbâb – Sebepler, vasıtalar
- Sacid – Secde eden
- Sacidîn – Secde edenler
- Mustafîn – Seçilmiş olanlar
- Muhlasîn – Seçilmiş, ihlaslı kullar
- Muhlas – Seçilmiş, samimi kılınmış
- Mecid – Şerefli, şanlı
- Aziz – Sevgili, değerli
- Mesrur – Sevinçli, mutlu
- Melce’ – Sığınak, barınak
- Müntaha – Son, varış noktası
- Hâlidîn – Sonsuz yaşayanlar
- Hâlid – Sonsuz, ebedi
- Zülkifl – Sorumluluğunu yerine getiren
- Vaad – Söz, ant
- Kelam – Söz, konuşma
- Hadis – Söz, peygamber sözü
- Ahd – Sözleşme, antlaşma
- Şakir – Şükreden
- Şâkirîn – Şükreden kişiler
- Meşkûr – Şükredilen, takdir edilen
- Emed – Süre, zaman
- Bâkî – Sürekli, kalan
- İmad – Sütunlar, direkler
- Urûş – Tahtlar
- Fecr – Tan yeri ağarması, sabah
- Ahad – Tek, biricik
- Vahid – Tek, eşsiz
- Zekî – Temiz, iyi, akıllı
- Halife – Temsilci, vekil
- Mizan – Terazi, ölçü
- Mevâzîn – Teraziler
- Tevvab – Tevbeleri çok kabul eden
- Türâb – Toprak, toz
- Münibîn – Tövbe edenler
- Galip – Üstün gelen, kazanan
- Galibun – Üstün gelenler, yenenler
- Tafzil – Üstün tutma
- Münzir – Uyarıcı
- Nezir – Uyarıcı, ikaz eden
- Münzirîn – Uyarıcılar
- Memdud – Uzatılmış
- Mev’ıd – Vaat edilen yer veya zaman
- Âyân – Vakitler
- Miras – Vâris olunan mal
- Masir – Varış yeri, kader
- Sadık – Yakın arkadaş
- Halil – Yakın dost
- Hamim – Yakın dost, samimi arkadaş
- Karib – Yakın olan
- Ecr – Yapılan iyiliğin karşılığı
- Nasr – Yardım, zafer
- Nasır – Yardımcı, destekçi
- Nasır – Yardımcı, destekçi
- Nasırîn – Yardımcılar
- Ensar – Yardımcılar, destekçiler
- Hayat – Yaşam, dirilik
- Basit – Yayan, genişleten
- Kâtib – Yazan kişi, yazar
- Rakîm – Yazılı olan, kitabe
- Markum – Yazılı, işaretlenmiş
- Cedîd – Yeni
- Mekân – Yer, konum
- Mukîm – Yerleşen, kuran
- Sâbit – Yerleşmiş, değişmez
- Necm – Yıldız
- Kevkeb – Yıldız, gezegen
- Nücûm – Yıldızlar
- Delil – Yol gösteren, kanıt
- Sebil – Yol, Allah yolunda yapılan iş
- Sırat – Yol, doğru yol
- Tarik – Yol, usul
- Sübül – Yollar, yöntemler
- Vali – Yönetici, idareci
- Arş – Yüce makam, taht
- Azim – Yüce, ulu
- Aali – Yüksek
- Rafi – Yüksek rütbeli, yüce
- Ali – Yüksek, yüce
- Râfi – Yükselten, yücelten
- Halim – Yumuşak huylu, sabırlı
- Müntasır – Zafer kazananlar
- Gani – Zengin, varlıklı
Bir yanıt yazın